Siroz

Siroz Hakkında

Karaciğerimizin fonksiyonları

Siroz karaciğerimizin fonksiyonlarının bir bölümünün azalması sonucu ortaya çıkan klinik bulgular ile karakterize bir hastalık durumudur. Peki karaciğerimizin fonksiyonları nelerdir? Diyelim ki karaciğerimiz tamamen alındı, hayatta kalabilir miyiz? Karaciğerimizin fonksiyonlarına kısaca bir göz atalım;

1-Karaciğerimiz sindirim sistemimizden gelen ve besinleri içeren kanın vücudumuzda ilk süzülmeye uğradığı bariyerdir. Sindirim sistemimizden gelen bu kan akımı içinde sadece besinler bulunmaz, bazı toksik maddeler ve hatta bakteri ürünler vs de bulunabilir, işte karaciğerimiz bu maddelerin temizlenmesi görevini başarı ile yerine getirir.

2-Karaciğerimizin diğer bir görevi de vücudumuz için gerekli olan bazı bileşikleri sentezlemektir. Birçok vitaminin sentezlenmesi, albumin gibi vücudumuza çok gerekli olan proteinler, kanın pıhtılaşmasını sağlayan birçok madde karaciğerden sentez edilir.

3-Kan akımımızın düzenlenmesini sağlamak, özellikle kalbe giden kan akımının düzenlenmesi.

4-Vücudumuzda bağışıklık elemanlarının yapımı.

5-Vücudumuzdaki birçok endokrin fonksiyonlarının düzenlenmesi. Daha sayamadığımız birçok fonksiyon karaciğerimizin görevleridir, dolayısı ile karaciğerimiz tamamen fonksiyon yapamaz hale gelirse bu durum hayat ile bağdaşamaz bir durum olacaktır.

Karaciğer Hastalığı Ne demektir?

Karaciğerimizde herhangi bir nedenle oluşan fonksiyon bozukluğu ile ortaya çıkan klinik tablolar karaciğer hastalıklarını oluşturur. Karaciğer hastalıkları doğuştan olabileceği gibi, akut gelişen veya kronik devam eden patolojilere bağlı olarak gelişebilirler. Akut gelişen karaciğer hastalıkları Hepatit A, B ve C gibi bazı virüslere bağlı olabildiği gibi, otoimmun hepatit olarak adlandırılan vücudun kendi hücrelerine karşı oluşturduğu reaksiyonlar ile, dışardan alınan bazı ilaç veya bitkisel ürünlerin oluşturduğu toksik etkiler ile ya da karaciğer damarlarında ani gelişen tıkanmalar ile de oluşabilir. Kronik karaciğer hastalığı ise Hepatit B veya Hepatit C virüslerinin kronik olarak vücutta varlığını sürdürmesi ile oluşan kronik viral hepatitler, kronik otoimmun hepatitler, karaciğerde aşırı yağlanmanın oluşturduğu kronik karaciğer hastalıkları, karaciğerde demir veya bakır gibi elementlerin aşırı birikimi ile oluşan hastalıklar, yada karaciğer damarlarının kronik tıkanması ile oluşan kronik karaciğer hastalıkları olarak kabaca sıralanabilir. Ayrıca akut veya kronik gelişen safra yolu hastalıkları, karaciğer tümörleri, karaciğer abseleri vs gibi daha birçok karaciğer hastalığı da görebiliriz. Bu tabloların sonucunda ana patolojik sonuç karaciğerde fonksiyonel yetmezlik tablosunun oluşması ve karaciğer fonksiyonlarının kısmen veya ileri ölçüde azalmasının oluşturduğu sonuçlar olacaktır ki biz bunlara topluca kronik karaciğer hastalığı diyoruz. 

Siroz Nedir?

Siroz kronik olarak uzun süre devam eden bir etki sonucunda kalıcı bir hasarın oluşması ile karaciğer fonksiyonlarında azalma, karaciğere giden damarda (Portal ven) basınç yükselmesi ile oluşan bazı komplikasyonlar ile karakterize bir hastalık tablosudur.  Karaciğerde uzun süre devam eden bu hasara yol açan etkenleri sayacak olursak sıklıkla viral enfeksiyonlar (Hepatit B veya Hepatit C gibi), ilaçların toksik etkileri, vücudun karaciğer hücrelerine kendi bağışıklık sisteminin hasar vermesi ile oluşan otoimmun karaciğer hastalıkları, karaciğerde demir bakır gibi bazı elementlerin doğuştan olan bozukluklar sonucu birikmesi, karaciğerin yağlanmasına bağlı etkiler, safra yollarının kronik hasar durumları gibi birçok nedeni sayabiliriz. Bu hasarlar sonucunda sağlıklı karaciğer dokusu fibrosiz dokusu oluşumu ile sağlıklı yapısını kayberek daha az fonksiyon görür hale gelmektedir. Tabi ki bu süreçler uzun süre gerektirebilir, bazen uzun yıllar kronik olarak herhangi bir klinik bulgu vermeden karaciğerdeki hastalık devam eder. Bu nedenle karaciğer hastalıklarının erken tanı ve tedavisi önem kazanmaktadır. Örneğin erken evrede saptanan bir viral enfeksiyon etkili olarak tedavi edilir ve etken ortadan kaldırılırsa hastalığa giden süreç de durdurulmuş olur. Hatta siroz gelişmiş olsa dahi etkili bir tedavi ile süreç durdurularak daha ileri bir evreye geçmesi engellenebilir. Erken tanı için karaciğer enzimlerinin zaman zaman testlerle belirlenmesi, hepatit B ve C viruslarının kanda araştırılması, karaciğer yağlanması açısından özellikle kilosu fazla olan  hastalarımızın mutlaka değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Karaciğer sirozunun ileri evrelerinde ise hastada göz aklarında sararma, diş etleri ve burun kanamaları, ciltte oluşan kendiliğinden morarmalar, karında sıvı toplanması ile karın şişliği, yemek borusunda oluşan damarların kanaması ile görülen mide kanamaları, zaman zaman görülen bilinç bozuklukları, böbrek fonksiyonlarında bozulmalar ileri evrelerde görülen komplikasyonlardır. Bu sorunların tedavileri ise özelleşmiş uzmanlık gerektiren konulardır. Sirozun ileri evrelerinde görülen komplikasyonlar görülmeye başaladığında hasta için karaciğer nakli seçeneği değerlendirilmeli gerekirse hasta karaciğer nakli  için hazırlanmalıdır. Karaciğer nakli konusu daha sonraki yazılarımızda aktarılacaktır.  

LEAVE REPLY

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir